Site Logosu

Gün Zileli

Aşk ve Devrim

İRAN’DAN HABER VAR!

Gün Zileli, İran

 

 

 

  • Burada insanların gözü gökyüzüne yalvarıyor. Bu sefer 79 gibi değil. Kırk bin insan vurularak hayatını kaybetti. İnsanlar Trump’ın gelişini bekliyor… Adorno’nun dediği gibi Auschwitz’dan sonra artık şiir yazılamaz… Yaşadığımız için vicdan azabımız var. Ama ayaktayız hâlâ.

 

  • Burada emniyet güçlerinden de epey ölü olduğu ve bunu Mossad ajanlarının yaptığı söyleniyor. Doğru olabilir mi?

 

  • Ölenler hep işçi. İnanmayın. Palavra hepsi. Hunharca ateş açtılar. Bir arkadaş arabasını park ettiği yerden evine giderken vuruldu. Her aileden ölü var. Tutuklu çok. Asıl hareket Tahran’da değildi. Kasabalardaydı.

 

  • Trump’ı bekliyorlar diyorsun ama Trump’ın ICE polisi de insanları sokak ortasında vurup öldürüyor.

 

  • Paradoks yaşıyoruz. Ben Trump karşıtıyım ama halk gerçekten Trump’ı bekliyor. Entelektüellerin aşağı yukarı hepsi. Buradaki katliamı anlatmaya söz yetmez.

 

  • Yeniden hareket olacak mı?

 

  • Hayır, bence şimdi herkes haberleri bekliyor. İşçi, işveren, herkes. Piyasa durmuş ve Tahran Pazarı ölü gibi.

 

 

28 Ocak 2026

11 Comments

  1. Anonim

    Abi valla sorma, dünyayı bir gecede kaynayan kazana attılar. Haşlayıp yicekler hepimizi.

  2. Anonim

    Gram altın = 7999 TL’nin üstünü test ediyor.

    Cumhuriyet (Ata) altını = 53000 TL’nin üstünü test ediyor.

    Bunlar da aklınızda bulunsun Sayın Zileli.

    Savaş riski arttığında, “altın”a hücum da artar.

    İran’da da yaşasanız, Türkiye’de de yaşasanız; bu böyle.

    Para yoksa, ekmek yok!

    “Pasta” bile yok!

  3. İranlı sinema yönetmeni 'Jafar Panahi'nin uyarıları

    Not: Şimdi okuyacağınız açıklamalar; İran’daki molla rejiminin yaptığı katliamda hayatını kaybeden insan sayısı henüz kimsenin umrunda değilken, sinema yönetmeni “Jafar Panahi”nin 12 Ocak’ta yaptığı uyarılardır.

    Lütfen dikkatle okuyunuz:

    “Jafar Panahi”den İran’daki baskılara tepki:

    _____ BİR KATLİAM YAKLAŞIYOR _____

    İranlı yönetmen “Jafar Panahi”, İran rejiminin meşruiyetini tamamen kaybettiğini ve varlığını sürdürebilmek için her türlü yönteme başvuracağını söylüyor. “Bir katliam yolda” diye uyarıyor.

    “Altın Palmiye” ödüllü yönetmen “Jafar Panahi”, filmi “It Was Just An Accident (Görünmez Kaza)” ile 2026 Oscar Ödülleri’nde “En İyi Uluslararası Film” dalının en güçlü adayları arasında yer alırken, İran halkı için uluslararası topluma acil yardım çağrısında bulundu.

    “The Wrap”e verdiği röportajda İranlı yönetmen, Tahran’daki rejimin bir çıkmaza girdiğini ve varlığını sürdürebilmek için her yola başvurabileceğini söyledi.

    Panahi, son günlerde İran’da internet ve telefon hatlarının tamamen kesilmesine dair ciddi endişelerini dile getirerek; “İnterneti tamamen kestiklerinde, ne olacağını biliyorduk; çünkü bu, bir katliamın yaklaştığı anlamına gelir. Yardım çabalarındaki her dakikalık gecikme, daha fazla masum insanın ölmesi demek.” ifadelerini kullandı.

    Yönetmen ayrıca, bu kez protestoların önceki yıllardan farklı olduğunu, toplumun tüm kesimlerinin sokaklara çıktığını belirtti: “Eğer insanlar şimdi umutlarını kaybederse, bu hükümete gelecekte karşı durmak çok daha zor olacak.” dedi.

    _________ BASKI ARAÇLARI _________

    “Altın Küre Ödülleri”ne katılmaya hazırlanırken, Panahi; İran’daki baskı görüntülerini görmezden gelemedi; “Videoları izlemeMEmi söylediler ama dayanamadım ve bütün gün kendimi çok kötü hissettim.” dedi. Panahi’ye göre “meşruiyetini tamamen yitiren ‘İran İslam Cumhuriyeti’, artık en acımasız baskı araçlarına başvuruyor.”

    Panahi’nin son filmi “Görünmez Kaza”; İran’da izin alınmadan çekildi. Film, eski gardiyanları olduğunu düşündükleri bir adamla karşılaşan beş sıradan İranlının hikâyesini anlatıyor.

    Panahi’nin filmi ayrıca “En İyi Drama Filmi” ve “En İyi Yabancı Dilde Film” dallarında da aday gösterildi.

    “Sadece Bir Kaza”; “98. Akademi Ödülleri”nde (Oscar) “En İyi Uluslararası Film” kategorisinde Fransa’nın Oscar adayı olarak seçildi.

    ____ PANAHİ’NİN İRAN DIŞINA ÇIKMA YASAĞININ “14 YIL SONRA” KALKMASI ____

    2023 baharının sonlarından itibaren, 14 yıl boyunca ülke dışına çıkması yasaklanan “Jafar Panahi” nihayet İran’dan ayrılabildi.

    “Aralık 2025″e denk gelen İran takvimiyle “Azar 1404″te, “Jafar Panahi” hakkında yeni bir mahkeme kararı verildi: “Bir yıl” hapis cezası ve “iki yıl” süreyle yurt dışına çıkış yasağı. Karar, Panahi’nin İran dışında bulunduğu sırada gıyaben alındı. Yeni davadaki suçlama “devlet aleyhine propaganda yapmak” olarak belirtildi.

    Tüm bu karara ve olası risklere rağmen, “Jafar Panahi” verdiği bir röportajda; “15 Mart 2026″da ayında düzenlenecek “Oscar Ödül Töreni”nin ardından İran’a dönme niyetinde olduğunu bir kez daha vurguladı.

    ___ HAPİS CEZASI RİSKİNE RAĞMEN İRAN’A DÖNME ISRARI ___

    Filminin küresel çapta şöhret elde etmesinin onu koruyup korumayacağı, ya da daha büyük bir hedef hâline getirip getirmeyeceği sorulduğunda, Panahi açık yüreklilikle şöyle dedi: “İnsanların sokaklarda öldürüldüğünü, yaralandığını ve tutuklandığını gördüğünüzde artık böyle şeyleri düşünmüyorsunuz. Dünyadaki tüm insanlardan, gazetecilerden ve insan hakları örgütlerinden tek isteğim, şu anda ellerinden gelen her şeyi yapmaları.”

    Panahi yalnızca bir yönetmen değil, “direniş sineması”nın da bir sembolü. Gerçekçi tarzı, toplumsal meseleler ve kadın haklarına odaklanan anlatımıyla “Cannes”, “Berlin” ve “Venedik” gibi dünyanın en önemli üç festivalinden büyük ödüller kazandı.

    Panahi’nin eserleri arasında:

    • Cannes’da “Camera d’Or” kazanan “The White Balloon (2005)”,

    • Venedik’te “Altın Aslan” kazanan “The Circle (2000)”,

    • Berlin’de “Gümüş Ayı” kazanan “Offside (2006)”,

    • Berlin’de “Altın Ayı” kazanan “Taxi (2015)”,

    • Venedik’te “Jüri Özel Ödülü”ne layık görülen “No Bears (2022)” bulunuyor.

    Cesur bir bakışla Panahi’nin sineması, eşitsiz yasaların ve toplumsal yargıların kıskacında sıkışıp kalmış kadınların hayatlarının karanlık köşelerine odaklanıyor; “The Circle” filminde çıkışsız bir döngüde dolaşan kadınlardan, “Offside” filminde ise stadyuma girebilmek gibi en temel haklar için her gün mücadele etmek zorunda kalan kızlara kadar.

    Gerçekçi yaklaşımıyla “Panahi”, İranlı kadınların iç içe geçmiş acılarını ve direnişini filmlerinde yansıtmayı başardı.
    ______________________________________

    Yukarıda okuduğunuz güncel röportaja ek olarak; “Jafar Panahi”nin çocukluğunu ve gençliğini bizzat kendisinin anlattığı, İran’daki molla rejiminin iktidara (1978-79) gelişini nasıl gördüğü gibi daha ayrıntılı yaşam öyküsü ve “İran sineması” ile ilgili görüşleri için:

    “Martin Scorsese”nin “Jafar Panahi” ile yaptığı röportajın tamamı burada:

    https://www.youtube.com/watch?v=1tav1MUblM4

    “İki usta”nın söylediklerini ve İran’ın geleceğine yönelik uyarılarını dikkatle izlemenizi öneririm.

  4. Halil

    Öyle germişlerki hiç kimse hiç kimseye tahammül edemiyor illede kana kan illede intikam kendinden olmayana yaşam hakkı tanımıyor bu gidiş gidiş değil bu dünyada her kes her düşünce ger farklı olan kendi gibi yaşaya bilmeli ve kurtla kuzunun da bir arada yasamasının bir yolu olmalı aslında bir avuç savaş çığırtkanlarından başka büyük çoğunluk savaş, kavga, çatışma istemez her kes huzur, güvenlik, insanca yaşamak isterken kendilerini kavganın, çatışmanın içinde buluyor ve bir çıkış yolu arıyor ki barışta imkansız değil olmamalı kavgayla, çatışmayka, zorla, zorbalıkla bir ülke bir dünya yönetilmez, yönetilemez sesi, sözü dinlenileler barıştan yana olanlar adaletli olmamalı ve adil yönetenlerin yönettiği ülkeler ve dünya daha mutlu daha huzurlu daha güvenli olacaktır ve daha adil bir dünya bir ülke bir yer imkansız olmamalı dili dini inaçı, ideolojisi ne olursa olsun her kesin her canlını yaşama hakkı vardır olmalı yeter artık dünyanın büyük çoüğunluğu kavga kaos çatışma, zorbaların olduğu hiç bir yer hiç bir zorba istemiyor bir avuç dışında bir yollu Çar ve acil bulunmalı büyük çoğunluk bunu istiyor illede adalet illede adil yönetenler zulüm ve zorbalığın bitiği tüm insanlığın tüm canlıların yalan bulduğu bir zaman artık geldi gelmeli, İran’da, Suriye’de, filistinde ce tüm Ortadoğu’da ve tüm dünyada zulüm savaş çatışma bitmeli adalet adına l insanların yönetimiyle sağlanmalıdır…

  5. Emre Kardes

    Gelmesi beklenen şahsın demokrasi getirmeyeceğini, olan diktatörü götüreceğini bekliyor İran halkı ile dayanışan tüm halklar. Bu böyle biline.

  6. Çünkü bu ömrümüz sadece umutlanmakla geçti...

    O gönül çalan yüzünle
    Sen çiçekler arasında
    Dikenler içindeki gül gibisin

    Şimdi nasıldır bahçenin hâli, eyyy bahar meltemi, söyle
    Çünkü bülbüller figân ediyor, böyle gamlı, böyle telaşlı
    Gül nedir ki senin can alıcı güzelliğin karşısında
    Sen çiçekler arasında
    Dikenler içindeki gül gibisin

    Ey şifa kaynağı mücevher
    Hastalarına bir bak
    Merhem elinde fakat
    Bizi yaralı bırakıyorsun

    Bir ömür daha lâzım
    Vefatımızdan sonra
    Çünkü bu ömrümüz
    Sadece umutlanmakla geçti…
    ______________________________________

    İranlı sinema yönetmeni “Abbas Kiarostami”nin hasta yatağında dinlemeyi son kez istediği “Farsça halk ezgisi”

    Kiarostami’nin vefat ettiği tarih: 4 Temmuz 2016

    “Nobahari”

    https://www.youtube.com/watch?v=qutG-yz0DXw

    Ezgiyi yazan şair:

    Sadî-i Şîrâzî [Şirazlı Sadî]
    (1210 – 1292)

  7. United Stealers of America

    America (!) explained:

    Leader:
    Germany + Scotland (Trump)

    Founding Fathers:
    Britain

    Cities:
    Spain (Los Angeles, San Francisco…) + Netherlands (Nieuw Amsterdam = New York) + France (La Nouvelle Orléans = New Orleans)

    Territory:
    Indians

    Language:
    Germany, Denmark (Anglo-Saxon) + Denmark, Norway (Norse) + France (Norman) = English

    Alphabet:
    Italy (Latin)

  8. Anonim

    Sayın Zileli,

    “pipsqueak” ile “anonim” arkadaşın karşılıklı atışarak yazdıkları yazılar vardı, nerede onlar, bulamıyorım.

    Bu yazılar sayesinde o kadar çok şey öğreniyorum ki… Bilmediğim ne çok şey varmış şu hayatta…

    Bizi bu yazılardan mahrum etmeyin lütfen Zileli, nerede bu yazılar? Niçin yayınlamıyorsunuz?

  9. Gün Zileli

    %99’u yayınlanıyor.

  10. Anonim

    ● “İnternetteki uluslararası alışveriş websiteleri üzerinden yapılan satın almalarda 30 EURO limiti olmasına rağmen çok fazla rağbet var, ülkemiz çok fazla döviz kaybediyor. Bu ‘limit’in tamamen kaldırılması, vatandaşlarımızı bu websitelerine yönlendirmenin önüne geçmemiz gerekiyor. Bütün bu ürünleri vatandaşlar Türkiye’den satın alabilmeli; döviz, ülkemiz sınırları içinde kalmalıdır.”

    ● “Yurtdışı vize kısıtlamalarına rağmen Türk vatandaşlarının yurt dışındaki turizm harcamalarında hızlı bir artış var.

    Vatandaşlarımızın turizmle ilgili ihtiyaçlarını ‘içeride karşılayacak’ politikaları geliştirmeliyiz.”

    İ.T.O. Başkanı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

© 2026 Gün Zileli

Theme by Anders NorenUp ↑