Site Logosu

Gün Zileli

Aşk ve Devrim

İktidar Sahnesi!!!

Değerlendirmeler, Gün Zileli, Güncel Gelişmeler, Seçimler, Siyasi Tahlil, siyasi yapı

Aslında her şey o kadar açık cereyan ediyor ki, ne olup bittiğini açıklamak bile gereksiz.

24 yıllık süreç içinde iyice yıpranan iktidardaki klik, artık “toplumsal mutabakat” izlenimi yaratmaya yönelik hegemonya araçlarını kamufle etmeye bile gerek duymuyor.

Gelecek seçimde iktidarı kaybetme tehlikesini ortadan kaldırmak için önce muhalefetin bir bölümüne “havuç” uzatarak yanınıza çekmeye, en azından etkisiz hale getirmeye çalışırsınız.

Sonra, karşınızdaki en güçlü iktidar adayını tutuklar, yargı yoluyla adaylık koşullarını ortadan kaldırırsınız (diploma iptali), yargılanmasını seçimlere kadar uzatır, olmadı mahkûm edersiniz.

Evet ama karşınızdaki muhalif rakibiniz yeni bir aday çıkarırsa ne olacak? Onun da çaresi var. Yine yargı yoluyla, ana muhalif partide bir başkanlık krizi yaratır ve partiyi bölersiniz. Eğer muhalif parti bu krizi atlatır, en azından yeni bir parti kuruluşuna giderek aday çıkaracak olursa, yine yargı yoluyla bu partinin ve adayının seçime girme koşullarını yerine getirmediğini ilan edersiniz.

Sonuç olarak, yargı organları elinde olan iktidar kliği, seçim yoluyla iktidarı kaybetme olasılığının bütün kanallarını kapatmakta büyük bir kararlılık içindedir.

Bu fütursuz kararlılığı kıracak tek güç, İmamoğlu tutuklandığında Saraçhanebaşı’nda ortaya çıkan (bir yıldan fazladır süren CHP mitingleriyle, bir hayli yatıştırıldığını ve sönümlendirildiğini saptamak zorundayız) ortak ruh ve bu ruhtan doğan halk iradesi olabilir ancak.

Gün Zileli

5 Haziran 2026

www.gunzileli.net

gunzileli@hotmail.com

zileligun1@gmail.com

25 Comments

  1. Lâfı sürekli eveleyip-geveliyorsun

    Yahu Gün,

    Niçin lâfı sürekli eveleyip-geveliyorsun?

    “Atatürkçüyüm” de, kurtul.

    Bu gerçeği içinde nereye kadar saklayabilirsin ki…

    “Anarşist” değilsin.

    “Atatürkçü”sün.

    Lâfı uzatma artık.

  2. Gün Zileli 'İstiklal Parti'ye mi katılıyor?

    Gün abi

    Özgür Özel’in kuracağı “İstiklal Parti”ye senin de katılacağına dair,

    “Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı” pozisyonunda göreve başlayacağına dair söylentiler dolaşıyor.

    81 ildeki bütün teşkilatların yönetim kadrolarına aday olmayı isteyenler; önce bizzat seninle mülakata gireceklermiş, senin onayından sonra son karar için Özgür Özel’e başvurulacakmış.

    Doğru mu?

  3. Gün Zileli

    🙂

  4. Gün Zileli

    Olur 🙂

  5. Kürtlerin özgürlüğü nerede?

    • “Recep Tayyip Erdoğan & Devlet Bahçeli & Abdullah Öcalan & Kemal Kılıçdaroğlu”

    • “Ekrem İmamoğlu & Selahattin Demirtaş & Özgür Özel”

    Kürtlerin özgürlüğü bu iki gruptan birinde mi?

    Yoksa bambaşka bir yerde mi?

  6. Tek Yol: Bağımsızlık

    Kürtlerin özgürlüğü Bağımsız Kürdistan’dadır.
    Filistinlilerin özgürlüğü de Bağımsız Filistin’dedir.

    Aksini savunanlar, Türkçü TC ve Siyonist İsrail’i “demokratikleştirme” gibi boş hayaller kurmaya devam edebilirler. Ta ki “Demokratik TC” veya “Demokratik İsrail”in, “demokratik bir Nazi rejimi” veya “demokratik bir İtalyan faşizmi” gibi bir oksimoron olduğunu kavrayana kadar.

    Devletin dayanağı olan etnik Türk milliyetçiliğini ortadan kaldırarak yerine “Anadolu” veya “Küçük Asya”yı, yani “Amerikalılık” gibi etnik olmayan ve herkesin benimseyebileceği bir ulusçuluğu koyarsanız o başka.

    Tabii, dünyadaki bütün devletleri ortadan kaldırarak sınıfsız ve devletsiz bir anarşist toplum kurmak gibi bir yol da vardır. Ama henüz devletli ve sınıflı bir dünyada Kürtlerin ve Filistinlilerin özgürlüğünden bahsediyorsak tek yol budur.

    Dünyadaki bütün insanları silah zoruyla (daha doğrusu kafa ütüleme zoruyla) avcı-toplayıcı ilkelliğe geri döndürmek gibi deli saçmalarını ise konuşmaya değmez. Bu tartışmayı, 7/24 ondan başka birşey konuşmayanlara bırakmak en iyisi.

  7. Cips-queak

    İmam-Hatipoğlu gibi Medeni’lerden ve İlerlemeci muhalefetten bana ne?

    Ben masamın başında Cips ve Kek atıştırıp Klavye İlkelciliği yaparım, o kadar!

  8. Cips-queak

    Dersim düşmanı Fiyaskocu Özdemir İnce, “İmam-Hatip Saltanatı ve İmamokrasi” diye bir kitap yazmıştı.

    Eğer İmam-Hatip saltanatı devrildiğinde bu sefer onun yerine “İmamoğlu saltanatı” geçerse, o zaman Sayın Zileli de “İmamoğlu Saltanatı ve Ekremokrasi” başlıklı bir yazı yazar mı acaba?

  9. Cips-queak

    Fiyaskocu Özdemir’in son yazısından:

    “XXI. yüzyıla girdiğimizden bu yana siyasetçiler, yazarlar, yazıcılar ve de televizyon konuşmacıları “devlet aklı” diye bir deyim kullanmaya başladılar. Bu da yanlış tercüme, Fransızca “raison d’etat” yerine kullanılmakta. Hani “devlet aklı” da kallavi, bol şekerli bir deyim. Anlaşılan Fransızcası kıt biri çevirmiş: Oysa buradaki “raison” akıl değil, “neden” yani “sebep”. Meşrutiyet aydını bunu “hikmet-i hükümet” diye çevirmiş ki doğrudur. Peki, ne anlama geliyor “hikmet-i hükümet”?

    Şu anlama geliyor (eski yazılarımı tanık göstermeden, hepinizin erişebileceği bir kaynaktan, internetten aktarma yapacağım):

    Devletin bekasının söz konusu olduğu durumlarda her türlü kuraldan muaf tutulmasını savunan siyasal anlayışa “hikmet-i hükümet” denir. Devlet kriz halinde iken varlığı tehlikeye düştüğü durumlarda hukuku askıya alarak aykırı faaliyetlerde bulunmasına doktrinlerde verilen isimdir. Güncel Türkçedeki karşılığı “hükümetin varlık nedeni”dir. Meşrutiyet tartışmaları yaşanırken Osmanlı İmparatorluğu’nda sıklıkla kullanılmış olan bir ifadedir.”

  10. Rahmi Coach

    “Kızılderili kadın” fıkrasına soruşturma açan iktidar, İlkelci muhalefeti yanına çekerek muhalefet cephesini bölmeye mi çalışıyor?

  11. LeMan

    Manitu yok Totemizm yalan!

  12. State with Garden

    Rahmi Coach’a açılan soruşturma yanlıştır!

  13. Anonim

    Kemal Okuyan: Toplumsal muhalefeti Koç Holding’in önünde önünü ilikleyenlere teslim edemeyiz
    7 Haziran’da kurtuluş ve kuruluş şiarıyla toplanan Cumhuriyetçiler Kurultayı’nda konuşan TKP Genel Sekreteri Okuyan, muhalefetin sermayeyle ilişkisini ve CHP’nin tutumunu eleştirdi. Okuyan, “tek adam rejimi” kodlamasının mücadeleyi sekteye uğrattığını ve çeşitli başlıkları önemsizleştirdiğini vurguladı.

  14. A(slan)BD ve T(avuk)C

    “Aslan ve panter zararsızdır; oysa tavuklar ve ördekler çok tehlikeli hayvanlardır” dedi bir solucan çocuklarına.

    Kürtlerin en büyük düşmanı “emperyalizm”, yani “Aslan ABD” değil, sömürgeci devletler, yani TC ve İran gibi “Tavuk”lardır.

  15. Bir soru

    Size bir sorum var sayın Zileli.

    Manipülasyon yapmak niyetinde eğilim. Sadece olasılıkları değerlendiriyorum, elbette yanılabilirim:

    DEM Parti’nin “cumhur ittifakına (RTE & D. Bahçeli)” fiilen katılma olasılığı var mı?

  16. Gün Zileli

    Şu anda zımni bir ittifak var zaten.

  17. Anonim

    Gün,

    Sen “anarşist”sin!

    CHP’nin iç işlerinden sana ne!

    “Özgür Özel”i savunmayı derhâl bırak!

    Yakışıyor mu sana!

  18. Gün Zileli

    Anarşist nerede bir iktidar oyunu varsa onun karşısında yer alır.

  19. Anonim

    “12 Eylül 1980″den önce bu ülkede kan gövdeyi götürüyordu! “2026 yılının Türkiye’si”nden niçin şikayet ediyorsunuz?! Şimdiki hâlinize niçin şükretmiyorsunuz?!

    diyenlere ne cevap vermemizi önerirsiniz Gün bey?

  20. Yorumunuz nedir Gün bey?

    “Fatoş Pınar Türker”in bu yaşadıkları ile yorumunuz nedir:

    Polis sorgusu esnasında bana “cinsel organını aç” dendi; “savcı”, beni çocuklarımı elimden almakla tehdit etti!

    https://t24.com.tr/gundem/ibb-davasinda-47-gun-medya-as-genel-muduru-elif-atayman-21-ay-boyunca-onceki-donemden-kalan-alacaklarin-tahsili-icin-calistim,1327829?_t=1781095443908

  21. Gün Zileli

    Siz kendi yorumunuzu yazın.

  22. Gün Zileli

    Siz kendi cevabınızı verin.

  23. Anonim

    • SORU:
    Gün bey, “Gün Zileli” ile ilgili yorumunuz nedir?

    • GÜN ZİLELİ’NİN CEVABI:
    Siz kendi yorumunuzu yazın.

    😄 😄 😄

  24. 'Anarşistliğe' 1 ay mola

    “Dünya Kupası” maçları başlıyor.

    “Anarşistliğe” 1 ay mola verin.

  25. 'Merhametli monarşi' (Tom Barrack)

    “Merhametli monarşi”

    Levant ve Anadolu’yu uzun süredir inceleyenler şunu göreceklerdir: “Irak, Suriye ve Türkiye”nin gelenekleri; Orta Doğu’da kalıcı istikrar tesis etmek için dönmek zorunda olduğu stratejik bir dayanak noktası olmaya devam etmektedir. Bu üç ülkeyi dengelemek, kabilevî, dinî veya mezhepsel farklılıkların ötesine geçerek; Amerikan temas ve kaldıraç noktasında tek, tutarlı bir odak (yönetim) gerektirir. Başkan Trump tarafından benimsenen bu hayatî misyon; bölgenin dağınık iplerini düzen içinde tutmayı, ve karşılıklı çıkarları birbiriyle uyumlu bir dokuda dokuyarak bölgenin ortak refaha doğru hizalanmasına yardımcı olmayı amaçlamaktadır.

    1 Haziran 2026
    Tom Barrack
    (ABD’nin Türkiye Büyükelçisi)

    Kaynak:
    https://x.com/USAMBTurkiye/status/2061517384439971908

    İstenen şey şu:

    Türkiye; “Osmanlı millet sistemi”ne dönmeli, hâttâ bu 3 ülkeyi kapsayacak şekilde olmalı, bunun için gereken adımlar atılmalı (“federasyon”, “özerklik”, vb.)

    “Kabilevî, dinî veya mezhepsel farklılıkların ötesine geçmek” dedikleri şey ise; Türkiye’nin “milliyetçiliği” bırakması (Bkz.: “Türk & Kürt & Arap bir olacak.” Recep Tayyip Erdoğan).

    Bu plân için öncelikle gereken; “Osmanlı millet sistemi” konseptinin kabul edilmesi. Bunu zaten “Neo-Osmanlı” tabiriyle daha önce duymuştuk. Bir de “eyalet sistemi” söylemi vardı “ilk açılım süreci”nde (Bkz.: “Eyalet sistemi 2023’ün konusu”). Onu da “Hilafet geri gelecek” etiketiyle sosyal medyada yazıyorlar sürekli.

    Sıra geldi bu “3 ülkeli”, darmadağın, devamlı kargaşadan başını kaldıramayacak ucube bölgeye hükmetmeye; ona da “merhametli monarşi” ismini münasip görmüşler.

    Onu da açık açık anlatıyor Tom Barrack: “Siz, alayınız, sürekli birbirinizle kavga etmeye hevesli alık sürülersiniz… Bölgeye istikrarı getirecek olan tek şey, işe yarayan tek yöntem; güçlü lideri olan (bize) faydalı monarşiler…”

    Tom Barrack’ın bahsettiği bu bölge; darmadağın, parçalanmış ve kafasını kaldıramıyor… Üstüne üstlük “güçlü liderlikli bir yönetim”le onyıllardır çatır çatır eziliyor, yetmedi, bu güçlü liderle “monarşi” isteniyor. Öyle seçim-meçim “yok”, 4 yılda değişen siyasî kadrolar “yok”, siyaset “yok”…

    İstenen şey tek bir aile, tek bir “monarşi”; ona da bir şekilde kendi tasmanı bağladın mı oldu-bitti.

    Orta Doğu’da; “ABD”, “AB”, “İsrail” için bundan daha güzel çözüm şimdilik gözükmüyor.

    Tom Barrack’ın bizzat kendi anlatımı:

    Kaynak:
    https://www.youtube.com/live/jmE5oXT9bCY

    2011 yılındaki “Arap Baharı”nın tamamı bugün yok oldu gitti, lâfta “demokrasi”, lâfta “insan hakları” götürülen ülkelerde başarılamadı. Bölgede refahın tesis edilmesi için; “İsrail’in çıkarları” ile bölgenin yönetim yapısını birbiriyle uyumlu hâle getirmek gerekiyor…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

© 2026 Gün Zileli

Theme by Anders NorenUp ↑