29 Aralık 2025 tarihinde (dün) Tahran Büyük Pazar’da kur fiyatlarını protesto eden esnaf dükkânlarını kapatıp sokağa döküldü. Halkın katılımıyla büyüyen gösteriler üzerine Molla rejiminin polisi göstericileri dağıtmaya çalıştı. Yer yer çatışmalar oldu. Bir gösterici, 1989 yılında Pekin’deki Tien an men olayları sırasında tankların önüne dikilen gösterici gibi, motosikletli polislerin önüne tek başına çıktı.
Olaylar devam etmektedir. İran İstihbarat Teşkilatı “Sipah” tespit edebildiği göstericilerin telefonlarına şu tehdit mesajını yollamıştır:
“08.10.1404 tarihindeki yasadışı toplantılara katılımınız istihbarat tarafından tespit edilmiştir. Bu nedenle, düşmanın istediği yasadışı toplanmalar bir daha sizin ve yakınlarınızın katılmaktan kesinlikle kaçınmanızı tavsiye ederiz.”
Gösterilen halen yer yer devam etmektedir.
Grevlerin Sürdürülmesine Destek İçin Anarşist Cephe’nin Bildirisi:
Yarınki protesto ve grevlerin arifesinde, Anarşist Cephe, grevlerin sürdürülmesi ve derinleştirilmesi yönünde yayımlanan çağrıları kararlılıkla desteklemektedir. Bugün şekillenen şey, geçici bir eylem değil; merkezileştirici ve baskıcı mekanizmalardan toplumsal gücün geri alınmasına yönelik kolektif bir iradenin somutlaşmasıdır.
Son günlerde esnaf, işçiler, öğrenciler, kamu emekçileri ve fırıncılar; her biri bağımsız biçimde, ancak aynı doğrultuda ve birleşik bir şekilde, protesto ve grevlerle bağlantılı çağrılar yayımlamıştır. Bu anlamlı eşzamanlılık, toplumun farklı sınıfsal ve mesleki konumlardan hareketle ortak bir kriz kavrayışına ulaştığını göstermektedir; kökleri süregelen sömürüye, geçim koşullarının istikrarsızlaştırılmasına, insan onurunun gaspına ve gerçek katılım yollarının tıkanmasına uzanan bir kriz.
Bu çağrıların önemi, bağımsızlıkları ve ayrışmış olmalarında yatmaktadır. Bağımsızlık, örgütsüzlük anlamına gelmez; aksine kolektif eylemin olgunluğunun ve aşağıdan öz-örgütlenmenin bir göstergesidir. Ortaya çıkan birlik, merkezilik ve emir temelinde değil; yatay dayanışma ve ortak çıkarların birlikte teşhisi temelinde şekillenmiştir. Bu model, baskı karşısında daha fazla yayılma kapasitesi, esneklik ve süreklilik barındırmakta; güç dengesini toplum lehine değiştirebilmektedir.
Yarınki protesto ve grevler doğrultusunda yayımlanan tüm çağrıları destekliyoruz ve bu eylemlerin sürdürülmesini, toplumsal direniş ve kolektif gücün yeniden inşası yolunda zorunlu bir adım olarak görüyoruz.
Yaşasın
Kadın, Yaşam, Özgürlük
Gün Zileli
30 Aralık 2025
Türkiye’nin bekası için, Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın görev süresi en az bir dönem daha (2028 – 2033) uzatılmalıdır.
“İkinci Dünya Savaşı” döneminde Amerika Birleşik Devletleri’nin bekası için “Franklin Delano Roosevelt (FDR)”, ABD Anayasası başkanlık süresini iki dönemle (8 yıl) sınırladığı hâlde; 1933’ten 1945’teki ölümüne kadar (12 yıl) başkanlık yapmıştır. “ABD başkanlık seçim curcunası” ile uğraşmadan, “ABD Anayasası” sağduyu ve vatansever mantıkla rafa kaldırılmış; bu sayede ABD “2. Dünya Savaşı”ndan çok olumsuz etkilenmemiş, hâttâ kazançlı çıkmıştır.
Günümüzde “İsrail”, “Yunanistan” ve “Güney Kıbrıs Rum Kesimi”nin Türkiye karşıtı paktını elimine etmek, ve bu düşman üçgenine karşı koymak için; FDR örneğinde olduğu gibi, Sayın Recep Tayyip Erdoğan da anayasal sınırlamaya rağmen cumhurbaşkanlığına devam etmelidir. Akdeniz’de suların ısınmaya başlayacağı bu dönemde onun liderliğine ve tecrübesine Türkiye’nin hayatî ihtiyacı vardır.
Vatan sevgisi mi? / Partizanlık mı? Karar sizin.
https://eksisozluk.com/entry/180803823
“İşte böylece kazandıkları günahlar sebebiyle zalimlerin bir kısmını diğer bir kısmına musallat ederiz.” (En‘âm Suresi, 6:129)
Allah, zalim İsrail’i, siz zalim İslamcıların başından eksik etmesin!
Pezeşkiyan İran’ın Gorbaçov’u olabilir mi?
Erdoğan zihniyeti yüzlerce yıldır aralıksız iktidarda zaten.
Türkiye’nin sorunu Erdoğan, “askeri vesayet”, 12 Eylül, 12 Mart, DP, CHP, İttihat-Terakki, Abdülhamit, Abdülaziz, II. Mahmut diktatörlükleri (buzdağının görünen kısmı) değil, aşırı merkeziyetçi despotik üniter devlete (buzdağının kendisine) yol açan, halen devam eden Asya Tipi Üretim Tarzı’dır (ATÜT).
Erdoğan’dan kurtulmak aslında çok kolay.
Muhalefetteki CHP kitlesi ve Kürt halkı anlaşır:
“Biz bu aşırı merkeziyetçi diktatörlükten kurtulmak için kendi yolumuza gitmek istiyoruz. Türkiye, Kıyı Anadolu (CHP), İç Anadolu (AKP) ve Kürdistan Cumhuriyetleri olarak üçe bölünsün”
der, ve Gezi’den 10 kat daha güçlü bir halk isyanıyla Erdoğan’ı devirir.
Ama yüzlerce yıldır ATÜT ideolojileriyle şartlanmış halk kitleleri için biraz zor.
İran’da durum biraz farklı olabilir.
Açlıktan ve susuzluktan ölme noktasına gelmiş bir halk ATÜT-MATÜT, feodalizm-meodalizm, kapitalizm-mapitalizm dinlemez, gerekeni yapar. Bu hep böyleydi, bundan sonra da böyle olacak.
Merhaba,
(31 Aralık 2025 at 16:21)
Savınızı biraz daha açıklığa kavuşturur musunuz?
“ATÜT” gerekçenizi anlıyorum, büsbütün haksız olduğunuzu söylemiyorum. Yanlış anlamayın.
Karl Marx’ın “peygambervari” yönlerini bir kenara bırakabilirseniz; şu uyarısının bugün bile geçerli olduğunu görebilirsiniz:
“‘Ekonomi’ denen şey; salt rakamlarla ilgili, salt istatistikî grafiklerde meydana gelen hareketlenmelerle ilgili, sadece kendi içinde (fanus gibi) anlaşılabilen, bir grup iktisatçının kendi arasında oynadığı matematiksel bir oyun olarak algılanıyor, insanlara böyle naklediliyor.
Bu, doğru değil.
‘Ekonomi’, salt bir grup entelektüelin kendi arasında oynadığı ‘kalburüstü’ bir oyun değil.
Hayatın her alanına dokunan; evimizde yiyeceğimiz ekmeğin miktarından, fabrikada üretilecek makinenin bileşenlerinin maliyetine kadar, derebeylerinin sömürü oyunlarından, kralların hazinesindeki altını nerelere harcadığına kadar çok geniş bir çerçevede incelenmesi gereken, capcanlı bir yapıdır ‘ekonomi’.
‘Ekonomi’; sadece ama sadece iktisatçılara terk edilemeyecek kadar önemlidir.”
_______________________________
“ATÜT” savınız; bugünün koşullarında bile izler taşıyor, ama güncellenmeyi hakeden bir sav, biraz eskidi (ama tamamen bitmedi).
“Çin” her ne kadar kendini hâlâ “komünist” olarak tanımlasa da; ABD’yi hayran hayran baktıracak kadar “kapitalist” bir yapıya sahip. Kısacası: Çin; “sözde komünist, özde kapitalist” bir ülkedir.
2026 yılına girmek üzereyiz, girdik…
Bilgisayar ve cep telefonu endüstrilerinde kullanılan “çip rekabeti”; ABD ile Çin arasındaki mücadelenin temel unsurlarından birini oluşturuyor. “Yapay zeka (artificial intelligence)” alanında; birbirlerine çelme takmak için her fırsatı değerlendiriyorlar. Daha pek çok sebep sayılabilir elbette, bütün bunlar “ekonomi”nin gidişatının hangi yöne evrildiğinin göstergesi…
Hâl böyle olunca; sizin iddia ettiğiniz “ATÜT” meselesi, eskimiş gözüküyor. Günümüzde olup-biteni açıklamakta yetersiz kalıyormuş gibi gözüküyor.
Eğer böyle olmadığını düşünüyorsanız; “ATÜT” gerekçenizi lütfen daha ayrıntılı izah ediniz.
Bu hayat;
Sadece “Recep Tayyip Erdoğmaz” gibi,
Sadece “Devlet Bahçesiz” gibi,
Sadece “Abdullah Öcalmaz” gibi,
beyni küflenmiş kişilerin gevezeliklerinden ibaret değil.
anarşi
Köken
Fransızca anarchie “yönetimsizlik, kargaşa” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Eski Yunanca aynı anlama gelen anarχía αναρχία sözcüğünden alıntıdır. Eski Yunanca sözcük Eski Yunanca arχḗ αρχή “iktidar, hükümranlık, önderlik” sözcüğünden a(n)+ ön ekiyle türetilmiştir.
Ek açıklama
İngiliz iç savaşı günlerinde zuhur eden kavramlardan İngilizce anarchism ilk kez 1642′de, anarchist 1678′de kaydedilmiştir.
Benzer sözcükler
anarko-, anarkokapitalizm, anarkosendikalizm, anarşik, anarşist, anarşizm
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)
anarşist [Mustafa Sait Bey, Avrupa Seyahatnamesi (1898), 1898]
Esnâ-yı râhta Luccheni isminde habis bir İtalyan anarşisti tarafından cerhedilir.
[Ali Seydi, Lisan-ı Osmanide Müstamel Lugat-i Ecnebiye, 1911]
anarşi: hükümetsizlik, idarei umurda kemal-i intizamsızlık
https://www.nisanyansozluk.com/kelime/anar%C5%9Fi
sosyalist
Köken
Fransızca socialiste “toplumsalcı” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Fransızca social “toplumsal” sözcüğünden +ist° ekiyle türetilmiştir.
Ek açıklama
Sözcük İngilizcede en erken 1822′de, Fransızcada 1831′de kaydedilmiştir.
Benzer sözcükler
sosyal demokrat, sosyal-faşist, sosyalizan, sosyalizm
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)
sosyalizm [Basiretçi Ali Bey, İstanbul Mektupları, 1870]
malum olduğu vechile sosyalizm tellallarının, yani dünyada ağniya ile fukara arasında hallāk-ı cihānın takdīr-i lemyezelīsiyle vaki olan farkı kaldırmak (…)
[Gayret (haftalık gazete), 1895]
Siz kâffe-i milletimizi Hınçakyan gibi anarşist, Troşakyan gibi sosyalist, kendiniz gibi materyalist mi kıyas ediyorsunuz? Siz adeta Cizvit takımına mensub bir müfsidsiniz.
sosyal demokrat [Cumhuriyet – gazete, 1930]
Doktor Rıza Beyin eski sosyal demokrat fırkasının ihya edilmesine mâni yoktur.
https://www.nisanyansozluk.com/kelime/sosyalist
“Alexandria Ocasio-Cortez” geliyor
“Zohran Mamdani” geliyor
“Rahul Gandhi” geliyor
“Yulia Navalnaya” geliyor
“Yanis Varoufakis” geliyor
“Ekrem İmamoğlu” geliyor
“Selahattin Demirtaş” geliyor
************************
“Donald Trump” gidiyor
“Xi Jinping” gidiyor
“Vladimir Putin” gidiyor
“Benjamin Netanyahu” gidiyor
“Narendra Modi” gidiyor
“Ali Hamenei & Mesud Pezeşkiyan” gidiyor
“Recep Tayyip Erdoğan” gidiyor
Konuşmayı, anılarını anlatmayı düşünür mü?
Bu konuda ne dersiniz Gün bey, tahminleriniz nedir?
Sorunuzu kısaltarak almak zorunda kaldım. Sözünü ettiğiniz kişiyle bir bağlantım yok. Bu yüzden size mülakat verip vermeyeceğini bilmem de imkânsız. Kendisini bulup sormanız gerekir.
Ben, “demokratik sosyalist” idealleri benimseyen bir siyasetçiyim.
Sadece New York’a değil, bütün dünyaya “demokratik sosyalizm”in ne demek olduğunu ispatlayacağım.
Mücadelemiz daha yeni başlıyor.
Zohran Mamdani
New York
112. Belediye Başkanı
1 Ocak 2026
Sayın Zileli,
Donald Trump’ın, Nicolas Maduro’nun ellerinin kollarının bağlanıp ABD sınırları içine getirilmesi operasyonuna onay vermesi;
Vladimir Putin’in, Volodimir Zelenski’nin ellerinin kollarının bağlanıp Rusya sınırları içine getirilmesi operasyonuna onay vermesine gerekçe teşkil eder mi?
yazı birazdan geliyor.