Site Logosu

Gün Zileli

Aşk ve Devrim

İktidarların Ortalama Düzeydeki Zekâsı Üzerine

Çarlık ailesinin katli, Gün Zileli, İktidarlar, Kurucu Mecisin İlgası, Lenin

İnsanların, kendilerinden üst düzeyde gördükleri varlıkların niteliklerini, özellikle de zekâlarını abarttıklarına çok tanık olmuşumdur. Yani “O’nun” yaptığında hep bir keramet ararlar, böylece alt düzeydeki konumlarının doğal olduğunu düşünüp kendilerini rahatlatırlar.

Oysa ne bir “üst” akıl, ne “devlet aklı”, ne “derin devlet”, ne sıradan fanilerden farklı “büyük beyinler” vardır. Elbette zekâ farkları olması doğaldır ama bu fark zannedildiği kadar büyük değildir. Bence “devlet aklı” ya da “iktidar aklı” denen şey, zannedilenin de epey altındadır.

İktidarların egemenliklerini sürdürmek için yaptıkları saçmalıklara yakından bakınca bunu daha iyi görürüz. Bunlar öylesi geri zekâlı saçmalıklardır ki, insanlar bu çapraşıklıkta bir keramet olduğunu düşünmekten kendilerini alamazlar. Oysa geri plandaki “akıl”, basit menfaatleri için kurnazlıklara başvuran ortalama zekâya sahip bir insanın çapındadır ancak.

Örneğin, hâlihazır iktidarın son bir buçuk yılda yaptıkları bu basit kurnazlığın örnekleriyle doludur. Seni alt edeceğini anladığın bir aday mı çıktı karşına, büyüyen muhalefet ona destek mi veriyor. Kolayı var. İktidarın gücünden yararlanarak diplomasını iptal eder, eşeği iyice sağlam kazığa bağlamak için saçma sapan suçlamalarla davalar açar, rakibini hapse atarsın. Savcılar da mahkemeler de nasıl olsa elindedir. İktidar güçtür, bu gücü sonuna kadar kullanırsın. Bu da yetmez. Muhalefetin elindeki Belediyeleri kayyum yoluyla ele geçirir, belediye başkanlarını içeri atarsın. Bu da yetmez. Muhalefet partisini “mutlak butlan” yoluyla parçalarsın. 2. Baskısı yapılan, Alexander Orlov’un Stalin’in Suçlarının Gizli Tarihi (çev: Gün Zileli, Lejand, 2023-26) kitabında anlatılanlar, “iktidar aklı”nın davaları nasıl örgütlediğini çok güzel ortaya koyuyor. Öyle ki, Stalin’in saçma senaryolarına NKVD sorgucuları bile gizliden gizliye gülüyorlarmış!

Bütün bunları her iktidar sahibinin akıl etmesi için fazla zekâya gerek yok. Yeter ki, iktidarı bırakmamak konusunda kararlı olunsun. Yeter ki, “demokrasinin temel kuralları” gibi şeyler bir kenara itilsin. Yeter ki, bütün bunlar vicdansız bir soğukkanlılıkla uygulansın. İktidar vicdan tanımaz.

Buradan yüz yıl kadar öncesine gidelim. Bazı akıl daneler Lenin’i o kadar zeki bulmuşlar ki, beynini tartmak ve incelemek üzere laboratuvarlarına götürmüşler. Ne buldular acaba, merak bile etmedim. Çünkü Lenin, ortalama zekâya sahip biriydi. “Üstün” yanı, iktidarın ele geçirilmesi ve ne pahasına olursa olsun elde tutulması hedefine sabit fikir derecesinde saplanmış olmasıydı. O konuda Lenin’le gerçekten kimse boy ölçüşemezdi. Kaba saba cellatça yöntemleriyle Stalin bile (onun zekâsı ortalamanın da altındaydı. Tabii kurnazlıkla zekâyı birbirine karıştırmazsak).

Geçen gün, sitenin yorum kısmına yazan bir arkadaşın önerisiyle Lenin üzerine bir video izledim. Çok uzundu ama sabredip izledim yine de. Konuşmacı, Can Soyer adlı, TİP taraftarı olduğu izlenimini edindiğim bir genç. Bu programın bu kadar uzun olmasının nedeni, sunucunun güldürmeyen esprilerinden çok, hem sunucunun hem de Can Soyer’in dinleyenlerin önüne lüzumlu lüzumsuz bilgi yığarak özellikle genç insanlar üzerinde bir bilgi iktidarı kurma çabalarıydı.

Öte yandan, Can Soyer, mesela Lenin’in Kurucu Meclis’i kapatmasının ne kadar “demokratik” bir girişim olduğunu kanıtlamak için epeyce çarpıtma yapmak ya da daha önce yapılmış çarpıtmaları allayıp pullayarak yeniden sunmak zorunda kalmış. Kaynak, elbette, Stalin’in yazdırdığı SBKP (B) Tarihi-Kısa Ders (Aydınlık, 1974) kitabı.

Can Soyer, bu kitabı yankılayarak, Bolşeviklerin seçimi kaybetmesini, Sovnarkom’un (Lenin’in başında bulunduğu hükümet organı) “Ekim” öncesi “seçmen listeleri” ile girilmesine razı olmasına, dolayısıyla seçimin “Ekim” sonrasındaki seçmen eğilimlerini temsil etmemesine bağlamış.

Evet ama ortalama zekâ ve bilgiye sahip benim gibi sıradan bir fani şu soruları sormayacak mıdır:

  1. Madem bu seçmen listeleri o günün eğilimlerini temsil etmiyordu, Bolşevikler, üstelik iktidar ellerinde olduğu halde neden seçimleri bu listelerle kabul ettiler. Pekâlâ yeni seçim listeleri hazırlayabilirlerdi.
  2. Hadi bunu yapmadılar, neden seçimleri iptal edip yeni seçmen listeleri düzenleyerek yeniden seçime gitmek yerine Kurucu Meclis’in kapısına kilidi vurma yoluna gittiler?

Görüldüğü gibi, iktidarlar, neyin iktidarı olduğuna bakmaksızın söyleyebiliriz ki, aynı basit mantığa sahiptirler. Ne yap ne et, iktidarı bırakma!

Aynı programdan bir çarpıtma daha: Can Soyer değil de, sunucu genç, her ne kadar “fazla bilgisiyle” bilgi iktidarı kurmaya çalışsa da aslında en basit bilgilerden bile yoksun. Örneğin, Çar ve ailesinin katli bahsinde “Beyaz Ordu’nun Çar ve ailesinin bulunduğu şehre yaklaşmasından” söz ediyor. Oysa, Çar ve ailesinin tutulmakta olduğu Yekaterinburg’a yaklaşan “Beyaz Ordu” değil, ayaklanma halindeki Çek esir taburlarıydı.

Fakat üzerinde durmak istediğim esas nokta bu değil. Sunucu genç, bu zamana kadar duyulmamış bir iddia ortaya atıp, Çar ve ailesinin “beyazların” yaklaşmasından endişe duyan, hatta sorumlu tutulacağından korkan bir nöbetçi askerin inisiyatifiyle öldürüldüğünü ileri sürüyor. Böyle bir şeyi ileri sürmek, o zamanki Sovyet yöneticilerinin bile aklına gelmemişti.

Olayın esası şudur: Esir Çek ordusunun Yekaterinburg’a yaklaşmasından endişelenen demeyelim de, bunu fırsat bilen Lenin Sverdlov aracılığıyla orada hazır bekleyen infaz timine haber gönderdi ve aile, doktorlarına, hizmetkârlarına, köpeklerine varıncaya kadar vahşice öldürülüp izleri bile kalmamacasına bir yol kenarında yakıldı.

İktidarlar aptal oldukları ölçüde zalimdirler de.

Gün Zileli

15 Temmuz 2026

www.gunzileli.net

gunzileli@hotmail.com

zileligun1@gmail.com

3 Comments

  1. FETÖ hâlâ hayatta

    “15 Temmuz 2026″da şehit olan hakiki müslümanların ruhunu saygıyla anıyorum; hepsi şu an nur yüzlü peygamberimiz Hz. Muhammed’in (S.A.V.) yanında. Bu mertebe, her müslümana nasip olmaz…

    FETÖ hâlâ hayatta!

    Şimdi ise Özgür Özel’i etkileyip onu kontrolü altına almak istiyor!

    Kemal Kılıçdaroğlu’nu sonuna kadar savunuyorum; FETÖ artıklarını CHP’den tek tek kazıyıp atacaktır…

  2. Gün Zileli

    Sırf ifade özgürlüğü nedeniyle yayınlıyoruz. ADMİN

  3. Gün Zileli

    Ne diyeceğimi bilemedim!!! Kılıçaroğlu kimlerin aleti haline gelmiş…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

© 2026 Gün Zileli

Theme by Anders NorenUp ↑